Sipariş üzerine yapılır.
2-5 İş günü içinde gönderilir.
Yüzeyde kullanılan özel sır tekniği sayesinde elde edilen otantik seramik fincan dokusu, eskitilmiş ton geçişleriyle birleşerek karakteristik bir görünüm sunar.
Üzerindeki stilize yazı formu, KökTörük (Orhun) yazı sistemi estetiğinde işlenmiş olup, ürüne özgün bir runik yazı kimliği kazandırır.
Türk tarihinin güçlü anlatısını günlük yaşamın bir parçası haline getirir. İlhamını Orhun Yazıtları’ndan alan tasarım, geçmişin ruhunu modern bir estetikle buluşturur. Yalnızca bir içecek kabı değil; aynı zamanda kültürel bir ifade ve tarih temalı bir sanat objesi olarak güçlü bir semboldür.
Modern yaşamda anlam arayanlar, köklerine bağ kurmak isteyenler ve özgün tasarım sevenler için bu fincan; güçlü bir Türk kültürü hediyelik alternatifidir.
El yapımı seramik fincan
1280°C yüksek sıcaklıkta pişirilmiştir.
180 ml hacim (Espresso, filtre kahve ve özellikle duble Türk kahvesi sevenler için ideal.)
Eskitme tonlarında özel sır uygulaması
Kök Türk (Orhun) yazı sistemi estetiğinde el işçiliğiyle kazınmış yazılar
Her biri kendine özgü, tekil üretim
Piyasada bulunan birçok promosyon üründe desen veya yazılar, yüzeye uygulanan baskı teknikleriyle oluşturulur. Bu tür baskılar zamanla silinebilir, aşınabilir veya yüzeyden soyulabilir. Özellikle günlük kullanımda bu durum ürünün görünümünü ve kullanım ömrünü olumsuz etkiler.
Benim fincanlarımda ise yazılar baskı yöntemiyle uygulanmaz.
Fincanlar yüksek sıcaklıkta pişirildikten sonra, üzerlerindeki yazılar yüksek devirli elmas uçlu kazıyıcılarla tek tek, tamamen elde işlenir. Ardından özel sırüstü renklendirme tekniğiyle tamamlanır.
Bu yöntemle yazı, yüzeye sonradan yapıştırılmış ya da basılmış bir görsel olmaktan çıkar; seramiğin kendi dokusuyla bütünleşen kalıcı bir işçiliğe dönüşür.
Silinme ve solma gibi olumsuzluklar bu teknikte söz konusu değildir. Mikrodalga fırına girebilir, bulaşık makinesinde yıkanabilir.
Böylece estetik görünümünden ödün vermeden günlük kullanım için de tasarlanmış, kendine özgü bir seramik fincana sahip olursunuz.
Normal kullanım koşullarında, darbe ve kırılmaya maruz kalmadığı sürece uzun yıllar, hatta ömür boyu kullanılabilecek dayanıklılığa sahiptir.
“Bir bak tarihe, Türk’e baş kaldıranların sonu ne olmuş!”
D.S.8.yy - Bilge Kağan döneminde, KökTörük Kağanlığı’nın doğusunda büyük bir isyan baş gösterir. İsyancılar güçlü bir ordu kurarak bir elçi aracılığıyla tehdit dolu bir mesaj gönderir:
"Topraklarımızı geri vermezseniz üzerinize yürürüz."
Bilge Kağan’ın cevabı ise tarihe kazınacak kadar nettir:
“Bir bak tarihe, Türk’e baş kaldıranların sonu ne olmuş!”
Bu cümle Kök Törük ( Orhun ) yazı sistemiyle fincanımızın gövdesini oluşturur.
Fincanın diğer tarafındaysa aynı yazı sistemiyle '' TÜRK '' yazmaktadır.
Bu tasarımda yer alan ifade, Mustafa Kemal Atatürk ve Bilge Kağan isimleriyle sıklıkla anılsa da; Ne doğrudan Orhun Yazıtları’nda ne de Nutuk’ta bu cümle birebir geçmez. Bu söz, tarihsel bir alıntı değil;
Türk milletinin direniş ruhunu ve tarih bilincini yansıtan anonim bir değişin modern yorumdur.